Loading...

Man Ray (1890 – 1976)

“I paint what cannot be photographed, I photograph the things I don’t want to paint.”

Çok yönlü bir sanatçı olan Man Ray’in, fotoğraftan resme, heykelden sinemaya neredeyse ürün vermediği alan kalmamıştır. Ayrıcı tasarımcı ve yazar olarak da bilinir. 27 Ağustos 1889 Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde doğan ve asıl adı Emanuel Radnitsky olan sanatçı, daha sonra kullanım ve telaffuz zorlukları nedeniyle adını Man Ray olarak değiştirmiştir.

İlk sanatsal ürünlerini resim alanında veren Man Ray’in portrelerinde, 1910 yılında Galeri 291’de tanıştığı Alfred Stieglitz’in izleri görülür. Bu dönem çalışmalarını Henry Matisse, Paul Cezanne, Pablo Picasso gibi ressamların da eserlerinin sergilendiği Galeri 291’de sergilemiştir. 1913 yılında Alfred Kreymbery ile birlikte kurdukları atelyede çalışmalarını sürdüren Man Ray 1914 yılında ise yaşamını tamamen değiştirecek bir karar verir ve Belçikalı yazar Donna Lecoir ile evlenir. Donna ona Boudlaire ve Rimbaud’nun kapılarını açacaktır.

İlk kişisel resim sergisini 1915 yılında New York’ta Charles Daniel’in galerisinde açan Ray, aynı yıl Dadaizmin en önemli isimlerinden Marcel Duchamp tanışır ve Duchamp onu montaj ve kolaj konusunda destekler. Bu dönem, ilk değişimler resimlerinde görülür. Önce soyut resme, daha sonra da gerçek nesneleri de kullanarak soyut tasarımlara yönelir. Fotoğrafa da aynı yıllarda, resim ve tasarımlarının reprodüksiyonlarını yapmak için başlar, daha sonra fotoğrafı başlı başına bir anlatım aracı olarak kullanır. Ray, 1921’de Paris’e taşınır ve hayatını profesyonel moda ve portre fotoğrafçılığından kazanmaya başlar. Ama bu arada daha yaratıcı işlerin de peşine düşmüştür. İki savaş arası dönemde, en ünlü fotoğrafçılar arasına girer. Tristan Tzara, Andre Breton, Paul Eluard, Max Ernst, Aragon ile dostluklar kuran Ray, onların toplantılarına katılır. Ray bu dönem, kendi entelektüel çevresinin portrelerini çeker. Portresini çektiği sanatçılar arasında Breton, Joyce, Eliot, Schoenberg, Matisse, Ernst, Artaud, Stein, Brancusi ve Hemingway vardır.

Kübist, dadaist ve sürrealist sanat akımlarına dahil olan Ray, fotoğrafa yeni teknikler kazandırmıştır. Rayogram ve solarizasyon fotoğraf sanatındaki yenilikleridir. Rayogram, fotoğraf kağıdının üzerine nesnelerin yerleştirilip kağıdın ışıklandırılmasına ve daha sonra geliştirilmesi aşamasında tekrar başka bir kağıda aktarılmasına dayanan bir işlemdir. Solarizasyon ise filmin geliştirilme aşamasında ışıklandırılmasına dayanır, bu yöntem, negatifin yanlışlıkla ışık alması sonucunda bulunmuştur. Man Ray’in kareleri gerçek ile hayalin birleştiği karelerdir, bunun için onlara “rüyaların fotoğrafları” ismini vermiştir.

Ray, Paris’e taşındıktan bir süre sonra ilk Rayogram’ını yapar. Paris’teki ilk uluslar arası Dada gösterisine ve 1925’te de yine Paris’te düzenlenen ilk Sürrealist gösterilerine katılır. 1932 yılında çalışmaları New York’taki Julien Levy Galeri’de büyük bir sürrealist serginin içinde sergilenir.

Nazi işgalinden önce 1940 yılında Paris’ten ayrılır ve Hollywood’a yerleşir. Burada bir yandan kendi sanatsal çalışmalarına devam ederken diğer yandan eğitim vermiştir. Man Ray 1951 yılında tekrar Fransa’ya döner. Üretim sürecinin yavaşladığı, sunum sürecinin hızlandığı bir dönemde dadaist ve gerçeküstü akımın öncüleri ile beraber birbiri ardına sergilere katılır. Albümleri piyasaya çıkar ve sayısız onur ödülü alır. 18 Kasım 1976’da Paris’te ölür.
Man Ray’in çalışmaları, birlikte çalıştığı ve onun asistanlığını yapmış olan Bill Brandt ve Berenice Abbott başta olmak üzere multi-media teknikleriyle çalışan tüm fotoğrafçılar üzerinde etkili olmuştur.

Kaynak:  İLEF

Fotoğraf:  Lothar Wolleh

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 − eight =

%d blogcu bunu beğendi: