Loading...

Yousuf Karsh (1908-2002)

1908’de, Mardin’de Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Yousuf Karsh, on altı yaşına kadar bir yandan sevgiyle bir yandan da nefretle andığı bu şehirde yaşadıktan sonra 1924’de fotoğrafçılık yapan amcası tarafından Kanada’ya götürülür. Babil’in asma bahçelerine, cennet bahçesine, bin bir gece masallarına benzettiği Mardin’i Ermeni olduğu için terk etmek zorunda kaldığını söyleyen Karsh, Kanada’ya göç ettikten sonra Boston’da tanınmış portre fotoğrafçısı John Garo’nun yanında çıraklık yapar. 1932’de Ottowa’ya yerleşerek kendi stüdyosunu kurar. Dönemin Kanada başbakanının oğluyla arkadaşlık kuran Karsh bu sayede 1936’da ülkeyi ziyarete gelen ABD başkanı Franklin Rooselvelt’in fotoğrafını çekme şansına kavuşur. Fakat onun asıl ün kazanmasını sağlayan fotoğrafı, bundan beş yıl sonra çekeceği Winston Churchill portresidir. Dünya fotoğraf tarihinin en çok çoğaltılan fotoğraflarından biri olan Karsh’ın Churchill portresi, fotoğrafçının dünyaca tanınmasına yol açar. 1941 yılında yakaladığı başarının ardından, yaşamı boyunca ünlülerin, sanatçıların, devlet adamlarının, bilim adamlarının portre fotoğraflarını çeker.

no images were found

Mardin’de gittiği ilkokuldan sonra resmi bir eğitim almayan Karsh, bir zanaatkar tavrıyla portre fotoğrafları çeker. Özellikle devlet adamları portreleri Rönesansa kadar uzanan burjuva portre resim geleneğinin kodlarını takip eder. Yapay ışıkla çalışır ve ışığı, konusunu fondan ayırmak, vurgu yapmak amacıyla kullanır. Fotoğraflardaki mizansenin tamamen kendi kontrolü altında olmasına özen gösterir. Mekan ve kostüm seçimine, ellerin nerede duracağına, yüzün nereye yöneleceğine kendisi karar verir. Büyük bir titizlikle çalışan Karsh, iktidar sahibi ya da iktidara yakın insanların arasına kabul edilmek ve saygınlık kazanmak için olsa gerek, çalışırken en az müşterilerinki kadar pahalı kostümler, değerli taşlardan kol düğmeleri, kürk mantolar gibi gösterişli bir kılığa bürünür.

Portrelerinde güç, azamet, iktidar, zeka, yaratıcılık, güzellik gibi ‘müşterilerine’ atfettiği değerleri vurgulamaya özen gösterir. Yazar ve sanatçı portrelerinde ise daha serbest bir biçem izler. (Rubinstein, Helen Keller, Malroux, Steinbeck, Hemingway portreleri) Ünlü portrelerinin dışında nadiren ünlü olmayan insanlarla çalışmıştır. Karsh’ın fabrika işçileri veya çiftçileri çektiği fotoğraflarda da yoğun bir idealleştirme fark edilir. Örneğin bir otomobil fabrikasında boya yapan işçileri ameliyat yapan operatör doktorlara benzetir, çelik fabrikası işçileri için aristokratik bir ruha sahip olduklarını söyler. Bu halleriyle Karsh’ın işçi fotoğrafları, sözgelimi Ansel Adams’ın ya da Salgado’nun gerçekçi fotoğraflarından oldukça uzaktır.

Karsh’ın en bilindik portreleri arasında, yukarıda sözünü ettiğimiz Churchill (deklanşöre basmadan hemen önce, Karsh, Churchill’in ağzından purosunu çekip almış, bu sayede, memesi alınmış çocuğa benzetilen spontane bir ifade yakalamıştır), bol tüylü bir kürk giydirerek Rus ayısıyla özdeşleştirdiği Kruşçev, Karsh’ın mizansen yaratmasına izin vermeyen Fidel Castro, yazar Hemingway, bulunmaktadır.

Yazı: İLEF
Fotoğraflar: www.masters-of-photography.com

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: