Loading...
Fotoğraf SanatçılarıFotoğrafın Hikâyesi

Fotoğrafın Hikâyesi – Adnan Çakır

adnan-cakir

Görmüş olduğunuz Portre fotoğrafını: 2012 yılının haziran ayında fotoğrafladım. Fotoğraftaki ışık kaynağı ve arka plan her ne kadar stüdyo ortamını çağrıştırsa da, tamamı ile gün ışığında çekildi. hiç bir harici ışık kaynağı, yada yansıtıcı kullanılmadı, kullanılamazdı da zaten, çünkü ben bir köy yerinde yaşıyorum. Burada imkanlarım gereğinden çok daha fazla kısıtlı olduğu için fotoğraf ile ilgili bir çok imkanımı kendim üretmekteyim.

Her şeyi 2 gün önceden kurgulamıştım . ilk etapta arka plan için köy bakkalından istediğim karton kutuyu maket bıçağıyla her köşesinden keserek bir buçuk metre uzunluğunda bir fon oluşturdum. Mekan seçiminde ise, yaşadığım köyün zirvesinde bulunan ahırın, yaptığım ışık ölçümleri sonrasında çalışmam için ideal olduğunu fark ettim. Fotoğrafın öznesi olan çocuk ise benim yeğenim olmakla birlikte evimin bir üst katında oturmakta. Çocukla sıkı bir pazarlık sonrasında birkaç çikolata ve şekerleme karşılığında anlaştıktan sonra ertesi sabah yedi sıralarında, üzerine arka plan ile renk tonu uyum sağlayan bir tişört giydirdim ve evinden gizlice ahıra doğru yola çıktık.

ilk etapta ahırın kapısını araladım yapmış olduğum arka planı, etkili bir alan derinliği elde edebilmek adına, modelin iki metre gerisine uygun bir yerde sabitledim ve ahırın kapısını sonuna kadar araladım, fakat çok sert bir ışıkla karşı karşıya kaldım, çocuğun yüzünde hep istemediğim bir ışık patlaması oluyordu, o an aklıma bir çözüm yolu geldi. Ahırın yanında bulunan kümeste gördüğüm plastik örtüyü söktüm ve ahır kapısının aralığına astım, bu sayede hem ışığı yumuşatmış oldum, hem de gözlerdeki çizgimsi etkiyi elde etmiş oldum, fakat bu seferde arka plan çok karanlık kaldı. Bu durumu ise ahırın damından birkaç kiremit sökerek çözebileceğimi düşündüm. Fakat kilomu bu hesabın dışında tuttuğumdan damın delinmesiyle birlikte kiremitlerle birlikte ahırın içinde bulunan saman yığınına düştüm,benimle birlikte düşen kiremitlerden biri kafama isabet etmii olsaydı hayatımı kaybedebilirdim . neyse ki yumuşak bir düşüş oldu, Düşmenin bende yarattığı sarsıntının etkisi devam ederken, çatının delinen kısmında inceden inceye bir ışık hüzmesi süzüldüğünü fark ettim. Görmüş olduğum manzara, kesinlikle çatının delinmesine değmişti.. O anı ve ışığı kaçırmamak adına fonu ışığın tam altına yerleştirip, modelin yerini fonla orantılı bir şekilde dengeledim, Heyecanla makinemi açtım gereken teknik ayarları kayıt ettim. Fakat bu arada, yapmacık bir yüz ifadesi ile isteyeceğim son şey olacağından, çocuğa fotoğrafın çekilceği zamanı belli etmedim, İşi birazda şansa bırakıp, çocuk boynu bükük bir şekilde tişörtü ile ilgilenirken beklenmedik bir anda bana baktı, ve ben de an itibariyle deklanşöre basarak o muazzam ışığı ve o tekrarsız ifadeyi kendi söylemim ile makinenin içine hapsettim.

Fotoğrafı çektikten birkaç saat sonra ahırın sahibi ile babam arasında bir tartışma çıktı, bu fotoğraf yüzünden babamla aramız epey bozulmuştu, Bu hikayesini okuduğunuz fotoğraf, ertesi ay Avrupa’nın en çok satan Fotoğraf dergilerinden Dijital SLR Photogropy’de yayınlandı. Dergi yayınının hemen ardından da, yine Avrupa’nın en çok fotoğraf paylaşılan sitelerinden Masters-of-Photography.com bünyesinde düzenlediği Portre konulu fotoğraf yarışmasında “İnsan Temizken” başlığı altında dereceye girdi. Babam ise beni azarladığı için sanıyorum kendinden utandı ve çekmiş olduğum fotoğrafı çerçeve yaptırıp köy yerindeki fırınımızın duvarına astı…

adnan-cakir-portre

 

Adnan Çakır.
Nikon D70s
18-105 mm
perde hızı 200
diyafram f 6.3

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: